MAT

 

Adağa esirgenen kelime çiçekleri

Göğsünde yanıp yankılara değen

Diplerinde harflerin tortulu simyası

Erkence biriken külleri ömrün

Bir bahçe derin sularını örtünür gibi sarardı

 

Yollardı güzden arı eğreltilerle karardı

Yazarak kıyısız tarihçesini elemin

Vakitsiz can suyunu çekerek köklerinden

Konaklamadan daha sözlerin yitik aksi

Seslerin tınısı kaybolup silinmeden

 

Bilinmeden yanılarak bir gölge ağrı

Gibi sızıyan yanlarını hayatın

Gülünü günlerin eteğinden çözdü

Ellerinde savrulan günlerin çözümü

Ellerinde buruşuk varakları ömrünün

 

Düşle ceren sekmez ışıksız seyrinde günün

Bellekte olmak yükümü yalnız hükmü

Vaktin burgacında bütün yazgısıyla çölünün

Bir yaprak gibi suların yüzeyinde

Artık / akıp akışı akın akın kendinden kendine

 

 Serdar Akdağ

 

                  “Dergah Dergisi, Sayı:183, Mayıs 2005”

 

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!