Pazar, Kasım 11, 2007
MAT

Adağa esirgenen kelime çiçekleri
Göğsünde yanıp yankılara değen
Diplerinde harflerin tortulu simyası
Erkence biriken külleri ömrün
Bir bahçe derin sularını örtünür gibi sarardı
Yollardı güzden arı eğreltilerle karardı
Yazarak kıyısız tarihçesini elemin
Vakitsiz can suyunu çekerek köklerinden
Konaklamadan daha sözlerin yitik aksi
Seslerin tınısı kaybolup silinmeden
Bilinmeden yanılarak bir gölge ağrı
Gibi sızıyan yanlarını hayatın
Gülünü günlerin eteğinden çözdü
Ellerinde savrulan günlerin çözümü
Ellerinde buruşuk varakları ömrünün
Düşle ceren sekmez ışıksız seyrinde günün
Bellekte olmak yükümü yalnız hükmü
Vaktin burgacında bütün yazgısıyla çölünün
Bir yaprak gibi suların yüzeyinde
Artık / akıp akışı akın akın kendinden kendine
“Dergah Dergisi, Sayı:183, Mayıs
0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!